GÜNDEM

Sedat Peker: Ağar’ı, Gülen'e hangi devlet kurumu gönderdi?

'Fethullah Gülen'le görüşmeye gittiğini söyleyen Mehmet Ağar'ın elinde yazılı emir var mıdır?'

Abone Ol

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonun ardından yayımlamaya başladığı videoların beşincisini yayımladı. Daha önce Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu’ya dair iddialarda bulunan Peker, bu videosunda da Mehmet Ağar hakkındaki iddialarını devam ettirdi.

Peker, 'Devletin bilgisi dahilinde Fethullah Gülen ile görüşmeye gittiğini' söyleyen Mehmet Ağar'a yönelik olarak "Devletin bilgisi dahilinde Mübariz Mansimov ile birlikte, Fethullah Gülen'le görüşmeye gittiğini söyleyen Mehmet Ağar'ın elinde yazılı emir var mıdır; yoksa devlet geleneğinde terör örgütü liderine sözlü talimatla insan yollanır mı?" diye konuştu.

Korkusuz gazetesi yazarı ve Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan Memduh Bayraktaroğlu’nun yorumlarına ilişkin konuşan Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Ağar ve Peker’i yanlış yönlendirdiğine ilişkin sözlerine karşılık yine Ağar’ın söz konusu operasyonda etkin olduğunu söyledi.

'O SAYGISIZLIKLARIN HEPSİNİ YAPAN BİR KİŞİ'

Peker, yayınladığı videoda evine yapılan operasyonla Ağar'ın ilişkisine ilişkin şunları söyledi:

"Bizim eve gelen polislerin hiçbirisine suçlamada bulunmadım. Orada bir yaşlı ve yanında olan biri var. Gelenlerin hepsi genç, 50 yaşındaki bir özel harekatçı eğitmen olur, operasyonlara katılmaz. 50 yaşındaki saçı sakalı beyazlamış o arkadaş, çocuğa silahı doğrultan ve özerinde tutan aynı kişi. O saygısızlıkların hepsini yapan bir kişi. Mehmet Abi'nin Özel Kalem Müdür'ü vardı: Yesugay (Aksakal), Özel Harekâtçılar Derneği'nin Başkanlığını yapıyordu, beni de üye yaptılar oraya... Evde bu saygısızlığı yapan kişi Yesugay'la yakın çalışma arkadaşlığı yapmışlardı geçmişte. Bu kadar tesadüf olur mu?

Mehmet Ağar 12 kişi ile yemek yerken Antalya'da. Orada benimle ilgili bir konu geçiyor. Üç dört güne kadar duyulur o. Emniyet'te talimatla operasyon yaptırılır. Sen hiç para dağıtılarak Emniyet'te bir suç örgütü operasyonu yaptırıldığını duydun mu?” dedi.

ABDULLAH ÇATLI İLE ARKADAŞ, AĞAR'LA CEZAEVİNDE YATAN YEGUSAY AKSAKAL KİMDİR?

Emekli Polis Özel Harekâtçılar Derneği ve TİM - Terörizm ile Mücadele Stratejik Araştırma Birlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı olan Yesugay Aksakal, 1991 yılımda Polis Akademisi’nden komiser yardımcısı olarak mezun oldu.

2012 yılına kadar ‘Terörle mücadele ve Devlet Büyüklerini Koruma’ birimlerinde çalıştı.

Mehmet Ağar’ın, Susurluk davasından ceza almasının ardından Ağar’la birlikte ‘görevi gereği’ birlikte kaldı.

Susurluk dosyasında Abdullah Çatlı ile arkadaş olduğu ortaya çıkan Aksakal’a yönelik Ömer Lütfü Topal cinayetiyle de ilgili bir ifade bulunuyor. Cinayetle suçlanan özel timcilerden Oğuz Yorulmaz, olay gecesi Bakırköy'de bir lokantada olduğunu belirtip, komiser Yesugay Aksakal ve lokanta sahibini tanık göstermişti.

Hüseyin Çapkın’ın İstanbul Emniyet Müdürü olmasının hemen ardından yapılan tayinlerde, “Susurluk ve Topal cinayetinde adı geçen’’ Emniyet Müdürü Aksakal, 14 yıldır görev yaptığı İstanbul’dan, Yozgat’a atanmış ancak Yozgat’a gitmeyerek, Ağar’ın koruması olmuştu.

'ANLATACAKLARIMIN DELİLLENECEĞİ KONUSUNDA ŞÜPHEM YOK'

Peker konuşmasının devamında ise söylediklerinin kanıtlanmasının kolay olduğunu belirterek savcıların bazı soruları sorması durumunda her şeyin açığa çıkacağını söyledi. Peker, sorulacak sorulardan birisinin ise Mübariz Mansimov'dan alınarak 29 milyar dolara satın alınan limanın gerçekten o bedelle alınıp alınmadığı üzerine olduğunu söyledi.

Peker'in konu ile ilgili açıklamaları şu şekilde:

"Ben de savcılara zahmet vermemek için oradaki yazı işleri müdürü arkadaşların yazacağı yazıları ikişer satırla anlatıp, bir hafta sonra anlatacaklarımın delilleneceği konusunda zaten şüphe yok. Mesela savcı özel kalemine şunu dese, Sedat Peker'in bahsetmiş olduğu Beykoz Konakları'nda bulunan bütün şahıslar, Baran Korkmaz, Emir Sarıgül, Mehmet Ağar, Tolga Ağar, Tolga Ağar'ın kız arkadaşı, Emir Sarıgül'ün şoförü, sonradan gelen emniyet mensupları... Aynı yerde bulunmuşlar mı, aynı yerde sinyal veriyor mu? Baz istasyonu kayıtları bir günde gelir. İkincisi, Sedat Peker'in söylediği üzere Tolga Ağar ve kız arkadaşının saç tahlillerinin yapılması, kendisi eğer milletvekili olduğu için böyle bir tasarruf bildirmezse, sonrasında inceleme yapılması. Sayın savcı buradan bahisle devam edelim, Rus kanun dışı insanların oluşturmuş olduğu yapının bir grubunun başında olan Nadir Salifov Quli, Türkiye'de Organize Suçlar tarafından gözaltına alınıp polis cinayetine karıştığı için deport edildi mi? Organize Şube'de bu kişinin deport edildiği yönündeki tutanakta 'polis katili' olduğu yönünde yazı var mı? Ayrıca böyle bir evrak var mı?"

"Yazı İşleri Müdürlüğü devam eder, Sedat Peker'in açıklamalarında iddia edildiği üzere Mehmet Ağar kendi ya da koruma polislerinin telefonundan İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan Bey'i arayıp 'Bu arkadaşı bırakın' dedi mi? Bu sinyal kayıtları ilgili kişilerin ifadelerine başvurulması, yani İl Emniyet Müdür ve Mehmet Ağar'ın, ancak baz kayıtlarının alınması, doğru olan o...

'YAT LİMANI GERÇEKTEN 29 MİLYON DOLARA MI ALINDI?'

"Sedat Peker'in açıklamalarında iddia ettiği Nadir Salifov tekrar Türkiye'ye giriş yapabilmiş mi? Yapabilmişse hangi mahkeme kararıyla, hangi birimin kararıyla Türkiye'de giriş yapabilir, deportu kaldırılmıştır. Ayrıca Sedat Peker'in bulunmuş olduğu Birleşik Arap Emirliği'ndeki Türk Büyükelçiliği'ne yazılıp bu konuyla ilgili bilgisinin sorulması. Mübariz Mansimov'a ait olan, Sedat Peker'in açıklamalarında Mehmet Ağar tarafından gasp edildiği söylenen 1 milyar dolar değerindeki yat limanı gerçekten 29 milyon dolara alınmış mıdır? Yine bahsi geçen yat limanını alan kişiler off-shore hesaplarında bir şirket kurup bu şirket içerisinde gizli bir ortaklık mevcut mudur? İlgili makama yazı yazıp, Mübariz Mansimov ile Mehmet Ağar Amerika'ya Fethullah Gülen'e gitmişleri mi, uçuş kayıtlarının istenmesine... Yine ayrıca Mehmet Ağar yaptığı açıklamada devletin bilgisi dahilinde gittiğinden bahisle devletin hangi birimi tarafından gönderilmiştir, elinde bir yazılı emir var mıdır? Yazılı emir yoksa, devlet geleneğinde terör örgütü lideri olarak bilinen kişiye sözlü talimatla insan yollanır mı?

'KOLOMBİYA'DA YAKALANAN 4 TON 900 KİLO KOKAİNİN ALICISI İZMİR'DEKİ ŞİRKETLE İLGİLİ ÇALIŞMA YAPILDI MI, GÖZALTI VAR MI?'

"Kolombiya'dan yüklenen 4 ton 900 kilo kokainin, açık kaynaklarda dahi İzmir'de bir kimya şirketine geldiği ortadayken ve bunu Kolombiya Milli Savunma Bakanı, Kolombiya Organize Şuçlar Daire Başkanı ve diğer yetkililer basın önünde açıklamışken, bu ihbar kabul edilerek, Kolombiya devletinden yazı gelmese bile bu bahsi geçen şirketle ilgili herhangi bir çalışma yapılmış mıdır? Bu konuyla ilgili gözaltı kararı olmuş mu? Eğer olmamışsa bu konuyla ilgili iki tane müfettişin İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilerek, orda bu konuyla ilgili rapor hazırlanmasının istenmesine..

"Sedat Peker'in yapmış olduğu açıklamalardan bahisle, Tunceli'de tecavüze uğradığı ve ertesi günü intihar ettiği söylenen Yeldana (Kharman) isimli yabancı uyruklu bayanın adli tıp raporunun istenmesine, organize suç kapsamında değerlendirildiğinden dosyanın ikmalen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bölümü'ne gönderilmesine... Ayrıyeten adli tıpta, basında çıktığı gibi çelişkiler olduğu yönünde iddialar nedeniyle bilirkişiye gönderilmesine, bilirkişinin fikriyatı yeterli olmazsa gerekirse mezarının açılarak yeni bir adli tıp raporunun düzenlenmesine, bu konularla ilgili makamlara yazı yazılmasına... Bahsi geçen zamanlarda Tolga Ağar'ın bahsi geçen şehirde olup olmadığına ilişkin telefon sinyal kayıtlarının çıkarılmasına dendiğinde sayın savcımızın hiç zahmet etmesine gerek yok, bunların cevabı bir haftada gelir. O zaman kimsenin kafasında bir şüphe kalmaz.

‘KONTENJANDAN AVUKATLIKTAN SAVCILIĞA GEÇİRİLENLER İKİ BİRİME YÖNLENDİRİLİYOR’

Bana diyor ya (İçişleri Bakanı Süleyman Soylu) 'pis, pislik' diye... O zaman temiz Süleyman'ın, derincilerin başı Mehmet Ağar'ın doğru söyleyip söylemediği anlaşılır. Bunu yapmak zor değil ki, devletin dünya kadar savcısı var. Bir de Süleyman Soylu'nun, Mehmet Ağar'ın kendi kontenjanından soktuğu avukat savcıları da var. FETÖ'cülerden boşalan yerlere atama yapılacak ya, kendi kontenjanlarından kaçar hakim savcı sokmuşlar? Eskiden örgütlü suçlarda kıdemli savcılar çalışırdı. Avukatlıktan savcılığa geçen hakim ve savcıların örgütlü suçlar ve terör birimlerine bu kadar yoğun yönlendirilmeleri gerçekten kafa karıştırıcı. Bana diyor ki (Süleyman Soylu) 'fare gibi kaçma gel adalete sığın'... Senin tayin ettirdiğin hakime savcıya değil mi, senin bakanı olduğun İçişleri Bakanlığı'na geleyim değil mi?"

Peker'in yayımladığı 5. videoyu yazıya tıklayarak izleyebilirsiniz.