2008 yılında kurulan Hakkari Üniversitesi, başlangıçta kent halkı ve eğitim camiası için büyük bir umut kaynağıydı.
Ancak üzerinden 17 yıl geçen sürede, üniversite ne kent ekonomisine ne de Hakkari'nin dinamiklerine katkı sağlayabildi. Bu sürede yaşananlar, Hakkari'nin eğitim hayatı ve gelişimi açısından pek çok olumsuz durumu gözler önüne seriyor.
Üniversite, kurulduğu günden itibaren Hakkari halkının büyük beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. Kentte eğitim kalitesinin artması, yerli öğretim üyelerinin sayısının çoğalması ve üniversite çalışanlarının kariyerlerini sağlam temellere oturtabilmesi beklenirken, tam tersi bir durum yaşandı. Üniversitenin yönetimi, çalışanlar üzerinde mobbing uygulayan ve haksızlık yapan rektörlerle yönetildi. Dahası, dışarıdan getirilen yöneticiler, Hakkarili çalışanlar yerine kendi adamlarını üst görevlere yerleştirerek yerel insanları dışladı. Bu durum, Hakkarililerin üniversite içindeki kariyer fırsatlarını kısıtladı ve yerel halkla üniversite arasında bir güvensizlik ortamı oluştu.
Bununla birlikte, Hakkari Üniversitesi'nde bazı rektörlerin kişisel çıkarları ve usulsüz uygulamaları da gündeme geldi. Özellikle, görevde olan rektörlerin yakınlarını işe alarak adaletsiz bir yönetim sergilemeleri, üniversitenin itibarı ve şeffaflığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu. Bu tür yönetim biçimlerinin, üniversitenin akademik ve idari başarısızlıklarını beslediği söylenebilir.
Hakkari Üniversitesi'nin yönetiminin, sadece akademik değil, aynı zamanda kentin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlamak gibi bir sorumluluğu da vardı. Ancak, ne yazık ki, Hakkari'yi tanıyan, kentin ihtiyaçlarına duyarlı bir yönetim anlayışının hayata geçirilmediği görülüyor. Son olarak, Prof. Pakiş gibi iki dönem boyunca görevde olan bir rektör, üniversitenin Hakkari ekonomisine hiçbir somut katkı sağlamadan görevden ayrıldı. Bu durum, Hakkari halkı ve üniversite çalışanları arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.
Üniversite binalarının yapımı sırasında yaşanan bazı sorunlar da dikkatten kaçmadı. Hakkari’nin heyelanlı bir bölgesine kurulan üniversite kampüsü, güvenlik ve altyapı açısından ciddi tehditler barındırıyor. Bu durum, öğrenciler ve akademik personel için büyük bir risk oluşturuyor. Ayrıca, her ilçeye bir meslek yüksekokulu açılmaması, üniversitenin Hakkari genelindeki eğitime katkısının sınırlı kalmasına neden oldu.
Hakkari Üniversitesi 17 yıllık sürede, kentin eğitim ve ekonomik kalkınmasına neredeyse hiç katkı yapmadı. Bu süreçte, liyakatli ve Hakkari’yi tanıyan bir rektörün atanması gerektiği konusunda bir fikir birliği oluşmuş durumda. Hakkari halkı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, kentin dinamiklerini anlayan ve üniversitenin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak bir yönetim anlayışına sahip yeni bir rektör atanmasını bekliyor. Üniversitenin geleceği için, artık liyakatli bir liderliğe ve doğru yönetime ihtiyaç vardır.